9 Temmuz 2012 Pazartesi

α: İnsanları kullanıyoruz lan. Ebeveynlerimizin bizi karşılıksız sevdiklerini biliyoruz, bu yüzdendir ki bizim için çok değersizler. Sevgisiz ebeveynlerimiz olursa onları suçluyoruz, Sevgi dolu ebeveynleri gördükten sonra. Kendimizden bişeyler bulabildiğimiz insanlarla takılıyoruz, ya da bizde olmayan şeylere sahip böylece bizi tamamladığını düşündüğümüz insanlarla... Yanımızdayken bizi güldüren, düşündüren, bize huzur veren, aşırı ilgi duyan insanların hep yanımızda kalmalarını istiyoruz. İlgi duyduğumuz-çekici bulduğumuz-önemsediğimiz-saygı duyduğumuz-zihnimizde aşırı büyüttüğümüz-bize maddi/manevi şeyler sunabilecek insanların peşinden koşuyoruz, elde edip içimizden "bak bu kadar güzel-yakışıklı-bilgili vs olan bu kişi benim" diyebilmek ve bunu hal dilimizle açığa vurmak, ne kadar mutlu olduğumuzu göstermek istiyoruz.
β: Hmm, duyarlı, insancıl bir sorgulama!
α: Hayır, amacım insan ben merkezciliğine karşı hümanist bi başkaldırı getirmek falan değil. Biz insanoğulları ne bok yemeye çalışıyoruz onu anlamaya çalışıyorum.
β: Mutsuzsun, sorguluyorsun, arayış içindesin. Ama bütün bu mutsuzluğun, arayışın kendi benliğini gözünde küçülttüğün bu bok yığınına layık görmemenden... Kendi benlik duygunu, insan bencilliğinin alelade açığa vurmalarına tabi görmekten utanıyor, bu evrende bir tek sana ait olan - ama aslında hiç var olmayan- ideal bir dünyanın sürekli arayışı içinde olmanın verdiği yorgunluk, acı ve hayal kırıklıklarının altında kalmış, sefil bir hal almış, isyan bayrağını kaldırmışsın. Bu açıdan sen de herkes gibisin, tek sorun bunu kabullenememişsin.
( α: Sevgili β bunları söyledi ve gitti. Kendisini o günden sonra bir daha görmedim. )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder